20 Mar

KARİYER Mİ? O DA NE????

Çocukluğumda hiç duymadığım bu kelimeyle karşılaştığımda, çocukluktan gençliğe geçişteydim.
Sokaklarda beş taş,aç kapıyı bezirgân başı,yakar top oynayarak;Ankara’nın soğuk, buzlu havalarında Şehit Keskin’
in yokuşundan portakal sandıklarından yaptığımız kızaklarla kayarak, okul önünden turşu suyu içerek yaşadım çocukluğumu.İki yılda bir önlüğümü ters, yüz ettirerek; kaybolmasın diye silgimi iple boynuma asarak ve de kırmızı boyalı, tahta bir okul çantasıyla okula giderek yaşadım ben çocukluğumu. Aslında dahası var ama.. Çok uzun.
Ahh!… Ne bileyim ben bunların sonra bana ” KARİYER” olarak geri döneceğini?.
Sonra okuma telâşına aşklar karıştı. Hangisinde gönlüm kaldı, hangisi daha ağır bastı anlamadan çoluk, çocuğa karıştık işte.
Nereden bilirdim ben; çocuklarımı büyütürken her birinin adına kariyer yaptığımı?. Bir yandan kariyer yapıyordum; diğer yandan ” Anne Üniversitesinden” onlara diploma hazırlıyordum.
Baktım ki; kariyer de yapsam, çocuk ta doğursam, reklamlarda sıkça gördüğümüz ” o ” ünlü hijyenik kadın bağından da kullansam hep başka şeylerde kalıyor aklım.
Her çocuğumda ben büyümüştüm ya?. Allah’ ım. Bu ne?… Yaşadığım her aşkta da ayrı bir dereceye yükselmişim. Etrafa bir ahkâm kesmeler ki; görmeyin!. Bunların suçunu acıya mı yüklemeliyim, yoksa ” O ” davetsiz konuklara teşekkür mü etmeliyim?. Bilmiyorum…
Anne, baba olanlar; hele bir de kız çocuğu olanlar beni anlarlar. Kızımızı hani şöööylee kültürümüze yakışırcasına telli,duvaklı baba kolunda evden çıkardığımızda ” Al sana bir kariyer daha” Diyorum içimden.
İş bu kadarla kalmıyor ki!…
Çalıştığınız iş yerinde çok saygınsınız. O bildiğimiz kariyer sırasına göre işliyor her bir şeyler. Önünüzde bir yığın evrak ve dosya birikmiş. Astlarınız yanınızda, ayakta imzalarınızı bekliyor sizden. Sonra çok önemli bir toplantıya katılıyorsunuz. Masanızda herşey ayarlanmış. İyi çalışmış gençler. Siz emredeceksiniz, onlar yapacaklar.
Birden ufacık ayakların kapıyı tekmelediğini duyuyorsunuz.
” Neler oluyor?.” Diyemeden önce içeriye üç yaşındaki Leyla Zeynocan giriyor. Yemyeşil gözleri ” Tülin Teyze” sini aramakta. Arkasından ablalarından on dört ay küçük, ikizler giriyor. Biri kız, diğeri erkek. Ömer ve Bahar.
Onların gözler de aramakta ” annianni” lerini.
Toplantı odası bir anda kağıtların havada uçuştuğu,( gerekli evraklardan uçurtmalar yaparak) Çaycı İsrafil’in masa altlarında kediyi kovaladığı, seslerin müşterileri rahatsız edercesine yükseldiği bir alana dönüşüyor.
Off be!. Bunların anaları yok mu?.
Ahh!. Can torunlarım. Bedenimin hücreleri. Hayat suyum. Can damarım. Torunlarım….
Kariyer mi?.
O da ne?..
Ne iyi ettiniz de geldiniz!..
Kariyer mi?..
Torunlar hepsini çizdi. Yook! Karaladı..
” Tülin Teyze, annianni” kariyeri sağlam . O hiç çizilmeyecek. Karalanmayacak.

tülin dursun www.amatorceedebiyat.com da çıkan “torunlar” yazı dizisinden

Yorum Yap

© 2021 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)