03 Ağu

KAPIM ÇALINIYOR YİNE

 Ayın konusu dikkatimi çekiyor. ” KANSER ” Aman aman. Yerinde kalsın. İstemez. Bu ay yazmak istemiyor canım. Zaten yazdıklarım bir halta benzemiyormuş. Öyle diyorlar. Hele böyle tatsız bir konuda yazmak asla!. Ailemde neredeyse uğramad…ık kişi bırakmadı. Şimdi de onun hakkında yazmak ha? Irak olsun insanlıktan.
          Düşüncelere, eskilere daldığım anda telefonun sesiyle kendime geldim. Canım, yeğenim. Can abimin can kızı. Neş’e doluyor içim. Dertleşiyoruz. Sonunda; ” Hala ya?” ” Canım?” ” Ya annemi doktora götürdüm. Acil tomografi istediler. Çektirdik.” ” Dur kızım endişelenme hemen. Ne zaman alacaksın sonucu?” ” Yarın.”
         Tomografi sonuçlarıyla hemen arkadaşımı arıyorum. Geçenlerde vurdular üniversitenin kapısında. Kürsü başkanıydı. ” Nurlan! Diyorum yutkunarak.Göksel’in yerine kim bakıyor şimdi?” Nurlan söylüyor.Prof. Şükrü. Türkiye’nin genç prof.larından birisi.Şükrü’nün cep telefonunun numarasını tuşluyorum. Hemen o gün öğleden sonra muayenehanesindeyiz. Bronkoskopi istiyor biopsili. 
        Üç gün sonra tam tanıyla Onkoloji Binasından giriyoruz. KHAK!….. Küçük hücreli akciğer kanseri!… Prof. Adnan Hoca ile öylece bakışıyoruz. O bana; “Eee… Sıktınız artık. Bıktım ailenden.” Der gibi bakıyor sanki. Biliyorum bu işin üstadı o.Ne böyle bir şey söyler, ne de öyle bakar.Paranoyalar içindeyim.Ama ben bir kez daha umarsız bakışlarımı hocaya fırlatıyorum. Ailede en erken yadsımayı ben yaşıyorum. Gençler benden bekliyorlar umarı, ben ise hocadan. Daha ağamın kanayan yarasını söküp atamamışım içimden onca terapiye rağmen.Kapanacak gibi değil!
       Helâl be!!!Helâl bize be!Ne de güzel ağırlarmışız şu ” kanser ” denen mereti? En fazla bir yıl ara veriyor ziyaretine. Yoook…Bundan böyle kapımı açmayacağım.Evde yokuz bilsin zat-ı şahaneleri. Başım uğulduyor, gözlerim kararmakta.KHAK…Akciğer primer odaklı. Sağ akciğer üst lobda kitle, LAP. Malign hücreler görülmekte.Hiposelüler mukoid görüntü… Yeteeeer! Devam ediyor. Transbronşiyal İİAB,ANTERİOR SUBKARİNAL, KÜÇÜK HÜCRELİ AKCİĞER KANSERİ. Yadsımanın arkasından soruyorum; “Neden hep benim ailem?” Aslında bal gibi biliyorum bu pisliğin herkese uğrayabileceğini. Konduramıyorum işte. Sıra onunla savaşa geliyor. Hazırız be! Bu sefer bizi yakamayacaksın! Malign olsan da gel! Ben varım karşında, senden korkmuyoruz!( Ailemi saklarım arkama) Haydi gel KHAK gel!.. İnsanın içi boğulur mu? İçim boğuluyor içim. İçim, dışım yangın yeri.Bakmayın siz korkmuyorum dediğime. K-O-R-K-U-Y-O-R-U-M YAAAAA.Var mı diyeceğiniz? Çok korkuyorum. Onları sıraya koyup göndermekten yorgunum arkadaşlar, çok yorgunum ve ben bir kez daha korkuyorum.   Tülin Dursun/ Amatörce Edebiyat

Yorum Yap

© 2019 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)