12 Kas

EMİRGAN YÜREĞİME OTURMUŞ

Emirgan’a vardım bugün. Çınaraltı’ndan Eski Muvakkithane Yokuşunu ağır tırmandım. Çocuk gençliğimin temellerinin atıldığı sokakta kendimi aradım. Ne Emel Abla kalmıştı, ne Muazzez Teyze.
Birden çocuk gençliğim postacının arkasından hınzırca bana gülmeye başladı. Bak sen yaramaza!
Ahşap eski bir konak önünde takılı kalıyor gözlerim. Birden konak eskiden yeniye doğru şekilleniyor. Arkamı dönüp bakıyorum. Çocuk gençliğim acıyarak dudak büküyor bana. Ağladı, ağlayacak. “Sus!” Diyorum. “Sus! Ağlayacaksan içine akıt yaşlarını!”
En üst katta öğretmenim oturuyordu. Annem öldüğünde bir yıl kadar yanında kalmıştım. Hangi odayı bana vermişti, anımsamıyorum. On iki yaş çocuk gençliğimin en yaramaz evresini burada, bu evde tamamladım. Tıpkı haylaz bir kız çocuğu gibi. Sonra yaşamın en acımasızlığına varmak için ayrıldım bu evden.
Yarım asır sonra…
Kökleri toprağa dar gelen bir çınar gibiyim. Çınarın altında eğleşecek yalnızca anılarım var.
Sahile varıyorum. Denizde oynaşan balıklara, çığlıkları gökyüzünü delen martılara söyleyecek çok anı biriktirdim. Sana geldim, Emirgan’a geldim. Beni dinler misin ey üç günlük yaşamı, yarım asra uzatan çocuk gençliğim?

 

Tülin Dursun 11.11.2017 Emirgan- Çınaraltı

Yorum Yap

© 2017 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)