21 Eki

BANA GELEN MEKTUPLAR (1)

               Dün gece bir anda kağıda damlayan cümlelerimden sonra size dair, bugün yüreğimi altüst eden sözcüklerinizle beni nasıl ağlattınız bilseniz!

               Sizi anlatamamanın can çekişmesini yaşarken, benim için yazdıklarınız, ışığınızı hak ettiğimi harflerinizle hissettirmeniz içimi titretti. Yüreğim var olduğundan beri hiç böylesi bir mutluluk yaşamamıştı. Mutlulukla acıyı aynı anda hissettim. Yüreğimin etinde parçalandım.             

              Sizi aynalardan bile kıskanırken “Gül Yaprağı” nıza dokundum sanki. Hiç kıyamadığım yapraklarınız dökülecek sandım, aklım çıkacak gibi oldu.

            “Siz Giderseniz” ?

             Yıllar sonra ilk kez içimde acısıyla hissettim öyle bir durumun düşüncesini…Yıllar, yollar geçti.

             Şimdi siz giderseniz, gidenlerimin sevgisi gibi içime işleyen sevginiz giderse; ben nasıl soluk alırım?

             Üzerime yıkılmaz mı bütün gölgeler? Düğümlenmez mi boğazıma haykıramadığım sessizlik, boşluk ve sizden arta kalan acılarım?

 

            İnanın bu iki şeyden başka hiçbir şey kalmıyor geriye. Zaten onlar da hiçbir şeyin varlığını devam ettiriyorlar; sessizlik ve boşluk!

            Sizin kitabınız gerçekten “GÜL YAPRAĞI” nız. Gül yaprakları kadar ince, narin, sevgi kokulu. Güzel yüreğinizdi sizi yalnız bırakan. Her şey çirkindi bu güzelliği anlamayan yürekler için. Bu yüzden yalnızdınız ama yanılmadınız, etrafınızda size benzeyecek kadar güzel bir şey olmadığı halde dağıtırken bütün sevginizi.

             Belli ki kimse duymadı, hissetmedi içinizden geçen fırtınayı. Ben de duymadım ama hissettim, hissediyorum, yaşıyorum işte. Bunu değiştirmek, fırtınayı yok etmek, o güzel yüreğe baharlar getirmek isterdim. Bunun olanaksız olması deli ediyor beni. Belki doğa umar olur size, belki bir güle benzediğiniz için sağaltılır bütün acılar.

           Aldırmayın! Böyle olmasaydı, güzelliğiniz olmasaydı can çekişmezdim bunları anlatmak için.
          Sizi bulmuşken böyle dünyanın en mavi siyah, en sevgiyle bakan gözlerinizi gördükten sonra hiçbir şeyin, hiçbir gücün sizi almasına izin veremem. Nefesim daralır, soluksuz kalırım yoksa.

          “Siz Giderseniz” bırakmam diyorum size! Torunlarınızın size ihtiyacı var, gözlerini açmak için, sizi şimdiden çok sevmek, varlığınızı anlatmaya çalışmak, dünyanıza hoş gelmek için size ihtiyacı var, ihtiyacım var!

            Bütün bencilliğimle size yalvarıyorum! Size gelmeme, size yetişmeme izin verin ne olur?

            Bütün iyiliğini, saflığını kazandığım taraflarını hayatın, düşüncelerimin en taze kaymağını, sabahın ilk saatlerini veya yakamozu, mutlu sonla biten filmlerini, görmek istediğiniz rüyaları, kurmak istediğiniz hayalleri, kaybeden yanlarını gururun, nefretin ve en iyi tarafını kesip; güzellikleri vermek istiyorum size. Bana izin verin!

            Perdenin kapanmasını, alkışların kesilmesini istemiyorum.

 

      Şimdi siz benim de

     “Delice” m  olacaksınız.          (…..)                                                                                                                                                                                                                 

Yorum Yap

© 2018 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)