21 Eki

BANA GELEN MEKTUPLAR (2)

                                       BEN GİDERSEM (A. Taner Kışlalı’yı anarken)

          Martılardan, harflerden, denizden, tümcelerden arındırıyorum bu mektubu. “Herhalde” siz ve “bazı” sız kuracağım dünyamı. Ama balıklar olmasa içim rahat etmez. Yüreğim sorar hesabını.
Balıkları anlatayım biraz da.

          Denizden öte, martıların karnından uzak. Bir balıkçı teknesi ilgilendirmesin bizi; bir balığın soluklarını duymak istemesin kulaklarımız.

          Sadece üç saniye. Zaman balıklar için bir, iki… Üç saniye. Üç saniyede hafızayı yenile!

          Do’dan si ’ye kadar notalarla dolu olmasına rağmen yaşam; balıklar ancak mi’ ye kadar gelebiliyor.                  Sonsuz sayı olmasına rağmen; balıklar ancak üçe kadar sayabiliyor.

          İnsan da böyledir aslında. Hafızanın ihaneti denizden vuruyor.

          “Ben, kendimi daha az önce terk ettim” sözleri yankılanıyor kulaklarımızda. Balıklaşıyoruz. Gazetedeki kayıp ilanları değişiyor. “Benliğimi kaybettim, hükümsüzdür.”

          Başkalaşıyoruz. Tüm bu kargaşa içinde zamana karşı direnen tek yazılar oluyor. Bir şairin kalemiyle buluşuyor, balıklara gülüp geçiyor; arada bir hayret ediyoruz.

          Hiç tanımadığımız yüzler hafızalarımızı tazeliyor.
          Biz balık olmadan, balıklar biz oluyoruz.

          Şaşkınlıkla izliyoruz.

 

(Beni büyüleyen kitap “BEN GİDERSEM” in sözcük sihirbazı Sayın Tülin Dursun’a)

Atıl Eylem Atakav Ahmet Taner Kışlalı için yazdığı kitapta bana yer vermiş Sevgili Pırıl’ın annesi…

Yorum Yap

© 2018 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)