08 Ara

KARTEPE’nin YILDIZLARI

 

                      (İpek çiçeğim, Mina Bahar’ıma)

               Yazamama düşüncelerinden yorgunum. Uykunun bedenime girmesine direniyorum. Yattığımız oda çok sıcak. Üstünü açmışsın. Yorganını örtüp, camı aralıyorum.
               Gözüm sende, aklım yazamadıklarımda. Camın aralığından içeriye şubat zemherisi doluyor. Gökyüzü berrak yıldızlarla süslü gibi duruyor. Elimi uzatıp, avuçlarıma yıldızları doldurmak istiyorum. Biraz daha asılsam!
               Nefesim buz tutacak gibi. Yıldızlar kaymıyor. İçimden “küçük ayının” kuyruğunu koparmak geliyor. Kar Tepe’nin yıldızlarını dünyanın bütün çocuklarına umut diye göstermek istiyorum.
               Geyik Alanı’ndan kurt ulumaları geliyor. Soğuk bedenimde, korku damarlarımda dolaşıyor.
               Oda soğumaya başlayınca camı kapatıyorum. Kurt ulumaları devam ediyor. Avlanmakta oldukları belli oluyor.
               Aklıma soğukta kalan insanlar geliyor. Ardından çocukları düşünüyorum.Isınmak için yangın çıkaran, ölen çocuklar! Soba gazından zehirlenenler.

               Afrika’da beyaz adamın gazabına uğramış, karnı şiş, sıska ve aç çocuklar!
               Irak’ta, Suriye’de, Türkiye’de yüzlerce mayın kurbanı çocuk!
               Hiç şeker, çikolata yememiş gül yüzlü çocuklar…
               Camii avlularına, yuvalara, çöplüğe terk edilen çocuklar!
               Sevgiden, oyundan, oyuncaktan mahrum çocuklar!
Çocuk olmadan büyüyen boyacı, mendilci, sakızcı, simitçi çocuklar!

               Üç kuruş paraya dilenmeye zorlanan çocuklar!
               Töreye kurban, katil damgalı çocuklar!
               Beş dilim baklava için yarı ömür tutuklular! Büyükleri tarafından kullanılan “taşçı” çocuklar!
               Dedeleri yaşındakilerle gerdeğe zorlanan çocuk gelinler! Okula gidemeyen, kitap-defter-kalem bulamayan çocuklar!
Çocuğu için süt çalan babalar, aç bebelerini doyuramayan analar! Çocuklarına nafaka diye organlarını satışa çıkaranlar!
Bunlara seyirci kalan zenginler, aydınlar, siyasetçiler!

               Mina Bahar’ım;

               Keşke kocaman bir genç kız olsaydın da seninle dertleşseydik. Söylemek, yazmak istediklerim o kadar çok ki!

Sen, güzel torunum!
Sabah sıcak bir odada, sana sevgiyle bakan gözlere uyanacaksın. Her türlü yiyeceğin önünde hazır bekleyecek.

Doğuda insanlar soğuktan şansızlıklarına lanet ederken; sen kardeşlerinle, arkadaşlarınla kardan adam yapıp, kartopu oynayacak, kızakla kayacaksın.
Çok şanslısın kız çocuğu!

Haydi! Uyan artık! Sabah olmadan, yıldızlar solmadan Kar Tepe’nin bütün yıldızlarını dünya çocuklarına sevgi diye, barış diye toplayalım.

Olur mu?

Tülin Dursun Torunuma…

 

Yorum Yap

© 2019 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)