11 Ara

YAZMAK YÜREK İŞİDİR (Leyla Zeynep’e Mektup)

 

                   Yazmayı çok sevdiğini söylemiştin bana, anımsadın mı?
          Daha çok küçüksün canım, çok küçük. Sana önerim; çok okuman. Fikirler sana uysun veya uymasın; çok okumalısın. Sonra nasıl ve ne yazacağını sen kendine göre seçeceksin.
          Bu mektubu yalnızca senin için kaleme almadım. Arkadaşların için de geçerli, onlara da okuyabilirsin.
          Duyguları, düşünceleri kağıda dökmek, sonra onları okumak ve içten içe mutluluğu yaşamak! ” İşte şimdi oldu!” Demek. Biraz sonra yazdıklarınızın hiçbir değerinin olmadığının bilincine varmak. Yazdıklarınızı buruşturup, çöpe atmak. Dinlediğiniz şarkının bir sözünden, ufak bir çocuğun veya bir üstadın dilinden dışarıya aktarılan bir sözcükten etkilenmek. Tekrar kâğıda, kaleme sarılmak.
          İçinizde yazmaya dair oluşan coşkunuz varsa eğer, bu böyle sürüp, gidecektir. Her yazdığınızdan sonra ( yapıcı, yenilikçi eleştiriler alıyorsanız) daha bir olgunluğa erişirsiniz. Bazı zamanlar sizin hiç de hoşunuza gitmeyen yazılarınız, şiirleriniz veya öyküleriniz öylesine övgüler alır ki; şaşarsınız. Bunun tam tersi de olabilir. Sizin beğendikleriniz başkaları için bir hiçtir.
          Övgüler bizi şımartmamalı. Yermeler ise asla küstürmemeli.
         Bütün bunların yanında size bir ” yazar, şair, düşünür” gibi etiketler konuluyorsa eğer; işte o zaman yazmak korkutmalı. Çünkü sizden beklediklerine göre işiniz zor demektir. Hele içinizde yazma isteği olup da gerçek edebiyatçılar arasındaysanız, bocalarsınız.  Bocalamanız, korkmanız, endişelenmeniz sizi kamçılamalı. Daha iyiyi, daha güzeli, daha doğruyu yazabilmek adına tüm eleştirileri dikkate almalısınız.
         Yazmanın bir olgunluğu vardır ve bu acımasız eleştirilerden kazanılır.
          İçimizde duygu kıpırdanışı yaratmayan, bize bir şey anlatmayan, bizi düşündürmeyen, bir dolambacın çıkışsızlığında mahkûm ettiren, yaradılışçılığı olmayan, yinelemelerden öte geçemeyen, en önemlisi de hayallerimizi genişletmeyen şiirin, öykünün, yazının edebi değerini yargılamak ve düşünmek gerekir.
          Yazmak rahatlık verir. Yazmak yazarın sağalmasını kolaylaştırır.
          Şimdi bir adaya varıyor yolculuğumuz. Yanınıza yalnızca üç şey alabilirsiniz.
Bilginizi,
Kâğıt-kaleminizi,
Ve de en önemlisi;
Sevginizi alın olur mu?
          Buradan ayrılmamak üzere demirliyoruz teknemizi rıhtıma. Ada gönüllüleri inmeye başladı bile.
          Dedim ya size, ” Yazmaktan korkuyorum!” Diye?
         Öğrendim artık dostlar, öğrendim.
        Yazmak gerçekten de ” Yürek İşi”

Delice Anneannen Tülin Dursun

Yorum Yap

© 2019 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)