15 May

EGE’de YIKANAN GÜNEŞ

 

               Ata’ ma arz-ı halimdir!

          İki denizin birleştiği yerde, düşmanın kirlettiği “GÜNEŞ” i yıkayan Türk Ulusu Samsun’dan yeni bir güneş doğurdu. Adını Mustafa Kemal koydu.
         Yaklaşık on yedi yıldır iktidara gelmek, Cumhuriyet’in kutsal koltuğuna oturmak için otuz yıl öncesinden hazırlık yapan bir takım güruh hep beraber bir gemiye bindiler. Hepsi de tek tip düşünce giyinmişlerdi beyinlerine. Yüreklerinde sevgi, vicdan yoktu. Zaten yürekleri yoktu.
Gemide bulunanların en büyük ortak özelliği paraya ibadet etmeleriydi. İnançları parayla satın alacakları güçtü.

          Ata’m!
          Biliyor musun gençliğe adadığın, emanet ettiğin 19 Mayısların coşkusunu beyinlerimizi örseleyerek gömmeye çalışanlar var. Onlar ki bizim yüreklerimizi okuyamayanlar.

          Atatürk’üm, Önderim!

          Ne kadar zaman oldu sana yazmayalı? Bana asırlar gibi geliyor. Nereden başlayacağımı da bilmiyorum.
Eğitime dokunmalıyım.
         Ülkede artık senin özenle kurdurduğun Köy Enstitüleri yok. Beş yıllık eğitimi makaslayıp, ortaokulu dört yıla çıkardılar. Ülkedeki Fen ve Anadolu Liseleri yerine sayısını aklımda tutamayacağım kadar içi öğrencilerle doldurulamayan İmam Hatip Liseleri açtılar. Öyle ki cenazemizi kıldıracak imamların çokluğundan, yobazlığından boğuluyoruz. Eğitim eşitsizliği had safhada.
Kalitesiz onlarca yandaş üniversiteleri açıldı. Buradan mezun olanlar işsizler ordusunun başını çekiyor.

          Atam!
Milli Eğitim Bakanı öğrenciye “Amel Defteri” verecekmiş.
Ben de diyorum ki;
Çekin ellerinizi çocuklarımızın üzerinden. Onlar masum ve savunmasız. Ben sizin “Amel Defteri” nizi okursam neler olur!
Diplomasını hala halkın gözüne gururla sokamamış, siyasi hayatına bir nikah yüzüğünü göstererek başlamış biri var. Bunların çocukları kollarındaki bileziklerle, sünnet ve düğünlerinde takılan altınlarla gemicik sahibi oldular. Üniversite mezunu, işsiz gençlerin çöp arabalarını hiç mi görmezler?
          Görmezler! Çünkü onların kurdukları uyduruk, kime, nasıl hizmet ettiği bilinmeyen vakıflarına para aktarmak gerekiyor. Yandaş iş adamları, belediyeler bu vakıflara para aktarıp, ihale kapıyorlar. Fakir gencin ancak ekmek arası yaptığı umutları karın doyurmakta.
          Üniversite sınav soruları yıllardır bir örgütün eline teslim edilmiş, çalınıyor. Oysa çalınan gençlerimizin geleceği.
          Hafta, ay geçmiyor ki genç doktor, öğretmen intiharı olmasın. Atanamayan öğretmenler, darp edilen sağlıkçılar.

          Ülke yangın yeri Atam!
Saray sakinleri ve yandaşları koltuğu kaptırmama telaşındalar. Ülkenin gündemini her gün değiştirerek, zaman kazanmaya çalışıyorlar.

          Ah be Atam!
          KHK ile işlerine son verilen öğretmen ve akademisyenler, suçları olmadığı halde suç uydurulup hapse sokulan gazeteci, yazarlar, 15 Temmuz’da yalnızca verilen emirleri yerine getiren masum askeri okulu öğrencileri ve askerler… Çoğu müebbetle yargılanıyor, biliyor musun?
Gençlerimiz umutsuz, gençlerimiz kırgın.

          Haydi Atam!
Kaldır başını yattığın yerden! Samsun’dan doğan GÜNEŞ’imiz ol yine! Umut ol gençlerimize.

ATAM!
Gökyüzü renginde gözlerini çevir Vatan üstüne.

Tülin Dursun 

Yorum Yap

© 2019 Bu Bir Tülin Dursun Delice Paylaşım Sitesidir! | Yazılar (RSS) and Yorumlar (RSS)